
Yukarıdaki ekli iki fotoğrafa dikkatlice bakın…İyi bakın, iyi bakın… Bir daha bakın…Olmadı bir daha bakın… Baktınız mı?..Ne gördünüz?..Bir fatura ve bir damacana değil mi?… İSKİ faturası benim gerçek faturam…Artist damacana ise, Google’dan araklama…
Şimdi ben 3 kişilik bir aileyim ha bir de kuyruklu oğlum var…
Ve yaklaşık biz, her altı günde bir, 10 YTL verip iki damacana su satın alıyoruz ve tüketiyoruz..
Şimdi basitçe bir hesap yapalım…
6 günde bir, 2 damacana su aldığıma göre ayda 10 damacana su alıyorum demektir…
Yani; 5 kez (2) damacana= 10 damacana10 x 5 YTL= 50 YTL…
Neyse, bunu tutun aklınızda… Neymiş 50 YTL..
Yani 50 Ye-te-le…
(Yazıyla elli-ye-te-le) (Bir kez daha elli-yeni-törkiş-lira..) Şimdi benim İSKİ faturama bakın…Kaç YTL yazıyor… İyi bakın, okunuyor, iyi bakın…23.00 YTL okudunuz değil mi?… “Bu ne be? Bu ne be?”.. demeyin…
Ben her ay bilmem ne firmasına damacana başı 5 YTL’den 50 YTL su parası veriyor muyum, veriyorum…
İSKİ benden kullandığım suya göre azami 23.00 YTL alıyor mu, alıyor…
Ne eder toplam?… Toplam 83 YTL eder değil mi?…
Hadi yuvarlak hesap yapalım, parayı yuvarlayalım… 85 YTL…
Ben şimdi kimi zengin ediyorum?..
İSKİ’yi mi? Özel su şirketini mi? Suyu içilmeyen şehir mi olur?..
Bir de İstanbul denilen Megaköy, dünyanın 17. büyük şehri olacakmış… Pehhhhh! Palavraaaa!…
Bir de İstanbul 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacakmış… Pehhhh!… Palavraaaa!… Sizi kim alır be Avrupa Başkentliğine?.. Kim alır?
İstanbul’un suyu içilmiyor, suyu… Suyuuuu…
Suyu içilmeyen şehirden ne köy olur ne de kasaba … İsyan edesim geliyor ya…
Dünyada suyu içilmeyen kaç büyük şehir var?..
Ya da bizim gibi suya damacana başı 5 YTL para ödeyen kaç mega şehir var?.. Biz kimi zengin ediyoruz arkadaş?..
Petrol zenginlerinin yanında su zenginlerini de türettik, elbirliğiyle…
Adamlar “su”dan bile para kazanıyorlar… Su zengini oldular!..
Duyduğuma göre piyasaya bir çok da yabancı marka su da getiriliyor ve satılıyormuş… Onu da en çok zengin kesim içiyormuş… Etiler falan!..
Ve birbirlerine hava atıyorlarmış…
“Ah monşer bizim su taaa Almanya’dan geliyor…”
“Sorma şekerim bizimkisi de, Fransa’dan…”
“Ulan benim suyum da; Ana!.. Ana!.. Ananızın memleketinden geliyor…” İyi mi?..
Sen şehrinin suyunu içilmeyecek şekilde kirlettir…
Şehrinin içme suyu havzalarına, villalar yaptırt…
Mafyaya, ona buna yandaşlarına peşkeş çektirt…
Suyunu bolcana kirlettir…Git taaaaaaaaaaaaaa Melen’lerden pis suları getirt… Halkının burnuna sok… “Alın size suuuuu, kullanın” de…Sonra gel benden bu pis suya 23 YTL ödememi iste…
Aloooooo İSKİİİİİİİİİ ben her ay içmek için, sadece içmek için 50 YTL su şirketlerine para ödüyorum para…
Senin umurunda mı bunlar acaba İSKİİİİİ?…Yetti be… Yetti be… Çıldırasım geliyor!.. Biliyor musun İSKİ…Ben emekli maaşımın nerdeyse 10′da ikisini su için veriyorum… Sen bunun farkında mısın?
Her ay 23 YTL sana, 50 YTL su şirketlerine… Eder nerdeyse 85 YTL…
Emekliyi açlık sınırının altında yaşatanlara…
Açlık sınırı altında da değil, yoksul yapanlara…
Yoksul da değil, resmen “ÖLSÜNLER, GEBERSİNLER, bir tane daha vatandaş eksilsin ne çıkar diyenlere” de yazıklar olsun!..
Yazıklar olsun!.. Yazıklar olsun!..
Kaderin böylesine yazıklar olsun!.. İSKİ sana da yazıklar olsun…
Melen suyun bile bi b.k etmiyor…
Değil içesim, elimi sürmek bile içimden gelmiyor…
Bilmem derdimi anlatabildim mi herkese…
Alem gider tersine, ben giderim Mersine!..
Oh be konuştum, rahatladım!..